Sorunsuz Bağlantı için www.sohbet-gruphepsi.blogspot.com sitesinden giriş yapınız.

Türkiye'nin Arama Motoru Geliyoo.com

Türk Mühendisler Sonunda Güvenilir Yüzde Yüz Yerli Malı Türk Arama Motorunu Kurdu. Görmek İçin TIKLA

Görüntülü ve Sesli Sohbet İçin Tıklayın

Facebooktaki Arkadaşlarınız ile Görüntülü ve Sesli Sohbet Odamızda Sohbet Etmek İçin Tıklayınız.

Ay Yıldız Tim Facebooka Savaş Açtı

Türk Hacker Grubu Ayyıldız Tim Facebooka Savaş Açtı. Haberin Devamı İçin TIKLAYIN...

XAT SOHBET SİTELERİ NEDEN AÇILMIYOR

Xat Sohbet Siteleri Neden Açılmıyor Detaylı Bilgi İçin TIKLAYIN.

XAT TÜRKİYEDE NE ZAMAN AÇILACAK

Detaylı Bilgi İçin TIKLAYIN...

Facebook Sohbet Pencerem Açılmıyor Diyenler

Facebook Sohbet Penceresi Açılmayanlar Çözü Bulundu Detaylı Bilgi İçin TIKLAYIN

İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ SKANDAL HABER

İstanbbbul Bilgi Üniversitesinde Sözde Demokrasi ve İfade Özgürlüğü Adı Altında PORNO FİLMİ Çektiler

Elif Şafak URUCU Resimleri

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bitirme Tezi için Porno Filminde Rol Alan Elif Şafak Urucu Resimleri. Görmek İçin TIKLA

Googlede En Çok Aranan Kelimeler Nelerdir

Dünya Googlede En Çok Neyi Arattırıyor Merak Edenler ve SEO Hizmetleri İçin Tıkla

ÇAKIL TAŞLARI DİZİSİ

Çakıl Taşları Dizisinin Sevilen Oyuncularını Hayranları İçin Yakından Araştırdık. Merak Ediyorsanız TIKLAYIN

BEDAVA GÖRÜNTÜLÜ VE SESLİ SOHBET KURMAK İÇİN TIKLA

Sizinde Sesli ve Görüntülü Bir Chat Paneliniz Olsun İstemezmisiniz.Evet Diyorsanız. Hiç Durmayın. TIKLAYIN.

11 Mayıs 2014 Pazar

Yok Kilo Alıyorum Yok Bilmem Ne Demeyin , Kendinize Eziyet Çektirmeyin. Yiyin ANASINI SATİM :))

Tatlı Krizi Nasıl Bastırılır Tatlı Krizine iyi Gelecek Öneriler Tavsiyeler Tüyolar

Ansızın bastıran ve bünyeyi tatlıya karşı bir zafiyete sürükleyen ‘tatlı krizi’, kilo aldıran en temel faktörlerin belki de en başında yer alır. Eğer siz de sürekli olarak bastıran tatlı krizleri nedeniyle kilo alıyor ve artık bu krizlere bir çare arıyoranız, sizler için sunduğumuz özel bilgilere mutlaka yakından bir göz atmalısınız. Tatlı krizini bastırabilecek ve daha rahat bir yaşam sürebilmenizi sağlayacak aşağıdaki tavsiyeleri kesinlikle kaçırmayın!





Hipoglisemi: Kan şekerinin hızlı düşmesi durumu olarak açıklanabilecek hipoglisemi rahatsızlığında, kişinin ara öğün yapma alışkanlığı yoksa veya uzun süreler boyunca aç kalıyorsa düşen kan şekerine bağlı olarak kişinin tatlı krizine girmesi çok yüksek olasılıktır. Hipoglisemisi olanların, mutlaka günde 2,5 – 3 saatte bir besin tüketmeleri ve ana öğünlerin arasında sağlıklı atıştırmalıklar tüketmeleri gerekir.

Bazı vitamin ve mineral yetersizlikleri: Demir gibi bazı minerallerin yetersizliğinde kişilerin daha sık tatlı krizleri yaşadıkları bilinir. Vücut yetersiz alınan vitamin ve/veya mineralin intikamını tatlı isteyerek alır.

PMS (Adet öncesi sendromu): Adet dönemleri öncesinde aşırı duyarlılık göstermek olarak tanımlanabilecek bu durumda, kadınların aşırı tatlı ihtiyacı duydukları bilinir. Çeşitli beslenme stratejileri ile tatlı krizlerinin önüne geçilmesi mümkündür.

Polikistik Over Sendromu (POS): Polikistik over hastalığı olan kadınların birçoğunda gizli şeker (insülin direnci) eş zamanlı olarak bulunduğundan ötürü, POS’u olan kadınların tatlı krizlerini diğer kadınlara göre çok daha sık yaşadıkları bilinmektedir. POS’u olan kadınların bu durumu aşabilmeleri için doktorları ile gerekli tedavi planını yapmaları, diyetisyenleri ile sağlıklı kiloya inmeleri ve bu kiloyu korumaları ve düzenli egzersiz yapmaları gerekir.

Bağırsak parazitleri: Barsak parazitleri, barsakta yiyecekten üretilen enerjinin büyük bir kısmını çaldığından ötürü kişinin iştahı açılır ve tatlı isteği artar. Aşırı tatlı isteği duyan ve gece uyurken salya akıntısı olan kadınların, barsak paraziti ihtimalini gündeme getirmesi gerekir.

Duygusal durum: Kadınlarda tatlı ihtiyacının ortaya çıkmasının en temel nedenlerinden biridir. Üzüntü, mutsuzluk, stres, depresyon gibi sebepler tatlı isteğinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Son dönemlerde kadınlarda yaşanan cinsel mutsuzluğunda tatlı isteğine sebep olabileceği gündeme gelmiştir. Evliliklerinde veya cinsel hayatlarında mutsuz olan kadınların, diğer kadınlara göre daha fazla tatlı ihtiyacı duydukları bilinir.

Tatlı krizi ile nasıl baş edilir?

Az miktarda tüketin: Yapılan araştırmalar canı tatlı isteyen kişilerin eninde sonunda o tatlıyı tükettiğini gösteriyor. Bu nedenle canınız tatlı istediğinde az miktarda tüketmek yardımcı olacaktır. Günlük 150 kaloriyi aşmayacak bir tatlı tüketiminin vücuda çok zararlı olmadığı düşünülüyor.

Tatlı ile diğer besinleri karıştırın: Tatlıdan alacağınız kaloriyi azaltmak ve daha az miktarda tatlı tüketerek tatlı damağınızı kırmak istiyorsanız, besinleri karıştırmalısınız. Örneğin çikolata sosuna bandırılmış muz ve çilek tüketmek veya direk çikolata yemek yerine fındık ve bademli drajelerden tüketmek hem daha az miktarda tatlı ile tatlı isteğinizi kesmenize hem de daha az kalori almanıza yardımcı olur.

Şekersiz sakız çiğneyin: Şekersiz fakat şeker tadı olan aromalı sakızlardan çiğnemek tatlı ihtiyacınızı azaltabilir. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, sakız çiğnemenin yemek yeme isteğini azalttığını göstermektedir.

Meyve tüketmeye çalışın: Canınız tatlı istediğinde taze veya kuru meyveler ile bu ihtiyacınızı bastırabilirsiniz. İş yeri çekmecenizde veya mutfağınızda aşırı kalorili şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, hurma, kuru erik gibi tatlı ama sağlıklı atıştırmalıklara yer açın.

Kaliteli tatlı tüketin: Şeker ve gofretler yerine yoğun kakaolu bitter çikolataları, hamur tatlıları yerine meyveli ve sütlü tatlıları tercih edin. En azından tatlı isteğinize mağlup olduğunuzda, sadece şeker değil, vücudunuz için gerekli olan bazı vitamin, mineral ve diğer besin öğelerini de almış olursunuz.

Düzenli beslenin: Uzun süre aç kalmak, ana öğünleri atlamak gibi beslenme yanlışları tatlıya olan isteğinizi arttırabilir. Günde 3 saatten uzun aç kalmayacağınız ve aralarda sağlıklı atıştırmalıklar tüketeceğiniz bir beslenme planı tatlıya olan isteğinizi ciddi anlamda azaltır.

Destek alın: Eğer üzüntü, stres gibi duygusal durum değişiklikleri tatlı krizlerine yol açıyorsa ve bu hayatınızda artık çözümlenemeyen ve sürekli tekrarlanan bir hal aldı ise destek almayı düşünebilirsiniz. Unutmayın ki, hiçbir besin veya içecek hayatınızdaki problemleri çözemez. Hayatınızda ciddi bir mutsuzluk kaynağı var ise onu tatlı yiyerek yenemeyeceğinizin farkına varmalısınız. Tatlının problemi sadece erteleyen anlık bir çözüm olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Kendinizi ödüllendirin: Tatlı krizlerinize karşı açtığınız savaşı bütün hafta hafif sıyrıklar ile atlattı iseniz, haftanın sonunda kendinizi ödüllendirmelisiniz. Yemeğin bir ödül olmadığını unutmayın. Kendinizi başka şeylerle ödüllendirmeye çalışın. Çok beğendiğiniz kazak veya en sevdiğiniz yazarın yeni kitabı gibi. Bu ödüller tatmin etmiyor ise 150 kaloriyi aşmayan bir tatlı ile kısa dönemli bir ateşkes ilan edin.

Hep aynı taktiği uygulamayın: Canınız her tatlı istediğinde kuru kayısı tüketmek veya en yakın arkadaşınızı aramak gibi aynı yöntemler ile yol almaya çalışırsanız başarısız olabilirsiniz. Bu nedenle canınız her tatlı istediğinde başka bir taktik uygulamaya çalışmalısınız.

Bir önceki yazımız olan Gıdı sarkmasına iyi gelecek özel tedavi yöntemi başlıklı makalemizde gıdı sarkması hakkında bilgiler verilmektedir.

Masa Başı iş yapanlar. Bu Egzersizi Yapmazsanız. İmam Musallada Yaptıracak Haberiniz Ola

Masa başında bu egzersizleri yapın!

Ofiste bütün gün hareketsiz kalmak kas ve iskelet sisteminizi etkiler ve önemli meslek hastalıklarına neden olabilir. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Meltem Akınbingöl’den masa başında yapabileceğiniz egzersiz önerileri aldık.

Bütün gün masa başında hareketsiz bir şekilde çalışmak, ofis çalışanlarının en büyük sıkıntılarından biri. Çünkü hareketsizlik en basit sonuçlarıyla, bel, boyun ve sırt ağrıları gibi fiziksel sıkıntılar yaratır. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Meltem Akınbingöl, ofiste yapılabilecek basit egzersizlerle günlük hayatta daha sağlıklı ve dinamik kalabilmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Çalışma arası molalar verin

Akınbingöl, yapılan araştırmaların meslek hastalıklarının yüzde 35’nin kas iskelet sisteminde meydana geldiğini gösterdiğini söylüyor. Ofis çalışanlarının bilgisayar başında ve masada uzun süre vakit geçirdiğini hatırlatan Akınbingöl, böylece hareketsizlik nedeniyle kas ağrısı sendromlarından bel, boyun, sırt ağrılarına kadar uzanan omurga sorunları ile karşı karşıya kaldıklarını vurguluyor. Bunların yanında özellikle el ve kollardaki tendon hasarları ve sinir sıkışmalarının da sık görüldüğünü kaydeden Akınbingöl, “Bu sorunlar çalışanın yaşam kalitesini bozuyor ve çalışma performansını azaltıyor. Ofis çalışanları, bu rahatsızlıkların oluşmasına ergonomik önlemler, çalışma arası molalar ve yapılacak basit egzersizlerle engel olabilir” diye konuşuyor.

Bunları yapmayın !

Dr. Meltem Akınbingöl sağlıklı bir iş hayatı için ofis çalışanlarının yapmaması gerekenleri şöyle sıralıyor:

1-Uzun süre oturmayın, arada ayağa kalkarak ofis içerisinde ufak turlar atın
2-Otururken belinizi destekleyin
3-Kol destekli sandalye kullanın
4-Oturma yeri, masa, klavye, ekran ve mouse’nuzun yüksekliği dengede olsun
5-Monitörünüzü tam karşınızda ve kol uzunluğu mesafesinde ayarlayın
6-Klavye ve mouse’nuzu aynı hizada tutun
7-Ekranın üst yüzeyi göz hizanızda olsun

Her saat başında bu egzersizleri yapın

Akınbingöl’ün önerdiği basit egzersizleri her saat başında tekrarlayarak hareketlenin. Çok kısa vaktinizi alacak bu egzersizlerle yeni saate daha zinde başlayabilirsiniz.


*Başınızı yavaşça, öne, arkaya ve yanlara doğru eğin, hafifçe gerdirip dinlendirin.

 *OmuOmuzlarınızı yukarı doğru üç saniye kadar kaldırın. Bunu 10 defa tekrarlayın. 

 * Omuzlarınızı arkaya ve öne doğru daireler çizer şekilde hareket ettirin. 


*Ellerinizi belinize koyup kürek kemiklerinizi bir bine yaklaştırın.

* Dirseklerinizi açın, gerdirin ve kapatın, el bileklerinizi dairesel hareketlerle çevirin.

*Ellerinizi açıp kapayın, sallayın. 

*Ayak bileklerinizi aşağı yukarı ve dairesel hareketlerle çevirin. 

*Ayaktayken belinizi yanlara ve geriye doğru hafifçe esnetin.

* Her fırsatta kalkıp yürüyün, dizlerinizde sorun yoksa asansör yerine merdivenleri kullanın.

Ofis dışında haftanın iki günü spor yapın

Akınbingöl, ofis dışında haftanın en az iki günü düzenli spor ya da egzersiz yapılmasını da öneriyor. Tempolu 45 dakika süren yürüyüş, yüzme, pilates veya yogayı öneren Akınbingöl, “Bunlar omurga kas dengesini güçlendiriyor. Ayrıca spor sonrası fiziksel güç ve esneklik artarken, duruş bozukluğu ve stres de azalıyor” diyor.

Bunları yapmayan siteye gelmesin !Delirtmeyin Beni :@

26 Kasım 2012 Pazartesi

YeeChat Açılmıyorsa Buradan Sohbete Bağlan

YeeChat Giriş Sorunu Olduğu Zaman Burayı Kullanabilirsiniz.

Every Where Chat ile YeeChat'e Bağlanma Noktası. Yurt Dışı ID ile Arkadaşlarınızı Kaybetmeden Sohbete Bağlanabilirsiniz.

Tüm YeeChat Kullanıcılarına Duyurulur.


YeeChat Giriş Merkezi www.sohbet-gruphepsi.blogspot.com Sitesi Üzerinden Alternatif YeeChat Bağlantısına Tıkladığınız Taktirde , YeeChat Grubunuzla Bu Sistem Üzerinden Sohbete Devam Edebilirsiniz.

Konu ile ilgili sorunlarınız için YeeChat Forum - Bilgi ve Yardım Rehberine Başvurmanızı Tavsiye Ediyoruz.
 Adress www.yeechat-forum.blogspot.com



Online Yardım ve destek için YeeChat Facebook Sayfasını Ziyaret Edebilirsiniz.
Adress:www.facebook.com/yeechatforum

1 Ocak 2012 Pazar

MilliPiyango.gov.tr Yılbaşı Çekilişi Bilet Sorguma Motoru

2012 Milli Piyango Yıl Başı Çekilişinde Biletinize İkramiye Çıkıp Çıkmadığını Uzunca Listelerden Bakmak Yerine Daha Kolay Bir İşlemle Milli Piyango Dairesi Başkanlığının Otomatik Bilet Sorgulama Sistemi ile Bilet Numaranızı Girip Biletinizin İkramiye Sonucunu Öğrenebilirsiniz.


Bilet Numarası Sorgulamak için "Bilet Sorgula" Linkine Tıklayınız.


2012 Milli Piyango Yıl Başı Çekilişi Sonucunu Tam Liste Halinde Görmek için
 "Milli Piyango Tam Liste" Linkine Tıklayın.

17 Aralık 2011 Cumartesi

Vkontakteru.com | Rusların Facebook Sitesi


Vkontakteru'ya Nasıl Üye Olunur Öğrenmek için VkontakteRuss linkine tıklayın
Ruslar Kendi Facebook Sitelerini Kurdular. VkontakteRu adıyla yıldızı parlayan bu sitenin en çok üyesi Türkiyeden bulunuyor. Türkler Vkontakteruss'taki güzelleri görünce yığınla üye oldular.

Türkler Rus Facebook'unu istila etti
Rus Facebook'u vkontakte.ru sitesinin üyelerinin yüzde 10'u Türklerden oluşuyor
Facebook'un Rus versiyonunda birbirinden seksi kızların fotoğraflarını gören Türkler siteye akın etti.

800 milyon üyesi bulunan ABD merkezli sosyal paylaşım sitesi Facebook'a, Rusya'dan rakip çıktı. Rus kızların birbirinden seksi fotoğraflarının yer aldığı 'vkontakte.ru' sitesi! Bu sitenin birkaç yıl içinde bütün dünyada çok konuşulacağını söyleyen NİL Genel Müdürü ve Teknoloji Danışmanı Yücel Bağrıaçık "Rusça hizmet veren sitenin üyelerinden yüzde 10'unun Türk olduğu yönünde bilgiler alıyoruz" dedi. Ankara'da bir grup gazeteciyle sohbet toplantısında bir araya gelen Bağrıaçık, Türklerin günde ortalama 54 dakikayı Facebook'ta geçirdiğini söyledi.


Türk erkekleri Rus Facebook'unu istila etti
Rus Facebook'u vkontakte.ru sitesinin üyelerinin yüzde 10'u Türklerden oluşuyor.

Türk erkekleri Rus Facebook'ta Çapkın Türk erkeği işbaşında! Facebook'un Rus versiyonunda birbirinden seksi kızların fotoğraflarını gören Türkler siteye akın etti.

800 milyon üyesi bulunan ABD merkezli sosyal paylaşım sitesi Facebook'a, Rusya'dan rakip çıktı. Rus kızların birbirinden seksi fotoğraflarının yer aldığı 'vkontakte.ru' sitesi! Bu sitenin birkaç yıl içinde bütün dünyada çok konuşulacağını söyleyen NİL Genel Müdürü ve Teknoloji Danışmanı Yücel Bağrıaçık "Rusça hizmet veren sitenin üyelerinden yüzde 10'unun Türk olduğu yönünde bilgiler alıyoruz" dedi. Ankara'da bir grup gazeteciyle sohbet toplantısında bir araya gelen Bağrıaçık, Türklerin günde ortalama 54 dakikayı Facebook'ta geçirdiğini söyledi.

BİRİNCİLİK İSRAİL'DE

İnternet başında en çok sırasıyla İsrail, Arjantin ve Türkiye'nin vakit geçirdiğine dikkat çeken Bağrıaçık "Avrupa'da Facebook'a girme süresi günde ortalama 37 dakika. Eğitim ve gelir düzeyi arttıkça Facebook'ta harcanan zaman azalıyor" diye konuştu

12 Aralık 2011 Pazartesi

Cüppeli Ahmet Hoca Neden Yakalandı

MEB´in okullardaki bilgisayarlardan girilebilecek internet sitelerini belirlediğini yazan gazeteci Can Dündar büyük bir çelişkiyi gözler önüne serdi.



MEB'in okullardaki bilgisayarlardan girilebilecek internet sitelerini belirlediğini yazan gazeteci Can Dündar büyük bir çelişkiyi gözler önüne serdi.


Milliyet gazetesi yazarı Can Dündar'ın kişisel internet sitesi sakıncalı olduğu gerekçesiyle "yasaklı" listesinde yer alırken, Fuhuş Operasyonunda tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca'nın vaazlarının dinlenebildiği internet sitesi ise yasaklı listesinde bulunmuyor ve isteyen tüm öğrenciler bu internet sitesine ulaşabiliyor.


İşte Can Dündar'ın herkese "Bir Türkiye klasiği" dedirten o yazısı...


Cübbeli Ahmet Hoca'nın karizmasını aslında Malta'daki jet-ski görüntüleri çizmişti.
"Beyaz kadın ticaretini azmettirmek"le, Fas'tan, Kazakistan'dan kadın getirtmekle suçlanması, "karizmanın yarılması" olarak nitelenebilir ancak...
Hoca, 17 Ağustos depreminden sonra "Rabbim zina yuvalarını vurdu" yorumunu yapmıştı.
Son Operasyona ilişkin yorumunu merakla bekliyoruz.
* * *
"Henüz iddia" diyelim ve asıl konumuza geçelim:
Malumunuz Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki bilgisayarlardan yararlanan milyonlarca öğretmen ve öğrencinin hangi sitelere girip hangilerine giremeyeceğine karar veriyor.
Sakıncalı gördüğü siteleri listeleyip erişimi yasaklıyor.
Facebook, YouTube, twitter gibi en popüler internet mecraları okullarda yasak mesela...
Merak edip bir öğretmen arkadaşıma kendi internet sitemi sordum.
Okuldaki bilgisayara "candundar.com.tr" yazdı.

Ekranda gördüğü sonucu bana okudu:
"Bu siteye erişim, sakıncalı içeriğinden dolayı, Milli Eğitim Bakanlığı isteğiyle, Türk Telekom A.Ş. tarafından engellenmiştir."
Vay canına!
Yazılarım ders kitaplarına girdi, belgesellerim sınıflarda gösterildi, ama siteme okullardan girilmesi yasak demek...
Daha önce aynısı Prof. Emre Kongar'ın başına gelmişti. O bunu ekrandan dile getirdiğinde Milli Eğitim Bakanı açıklama yapmış ve "Milyonlarca siteyi tek tek denetlemenin olanaksız olduğunu" belirterek "Bütün kişisel siteleri yasakladık. Benim siteme erişim de kapalı" demişti
Eh, makul!
Öğretmen arkadaşımdan rica ettim.
Mehmet Ali Birand'ın kişisel sitesini tıkladı.
Erişim açık...
Uğur Dündar?
Erişim açık...
Başka bir dert olmalı...
* * *
Muzırlık bu ya; arkadaşıma "'Cübbeli Ahmet Hoca' yazsana" dedim.
Bingo!
"Cubbeliahmethoca.tv" sitesi, okullarda hizmetinizde...
Dilerseniz "eserleri"ni, dilerseniz "tv programları"nı izleyebiliyor, ziyaretçi defterine methiyeler yazabiliyorsunuz.
Kadın ticareti suçlamasıyla gözaltına alınan, "halkı alenen düşmanlığa teşvik"ten sabıkası bulunan Cübbeli Hoca okullarda serbest, ben yasaklıyım.
"Hoca" sayılmadığımdan mı?
Cübbesiz olduğumdan mı?
Sormaz mısınız Fethullah Hoca'nın sitesini? Sordum tabii...
Doğru tahmin ettiniz:
"Tr.fgulen.com", ardına kadar açık...
Harun Yahya?
Tabii o da...
"Turandursun.com", "bulunamıyor".
Ama "Turan Dursun ve diğer ateist yazarlara cevaplar" içeren "turandursun.org" açık...
* * *
Diyelim okulda biyoloji öğretmenisiniz; çocuklara "Evrim teorisi"yle ilgili ödev verdiniz. "İnternette araştırın" dediniz.

Google'a "evrim teorisi" yazınca, teorinin yalanlarına ve nasıl çöktüğüne dair yüzlerce site çıkacak karşılarına...

Teoriyi hakkıyla anlatan adil bir değerlendirme bulmak için epey arka sayfalara gitmeleri ve çok uğraşmaları gerekecek.
O yüzden ödevler, hayli dini içerikli geliyormuş son dönemde; tıpkı teşvik edilen siteler gibi...

"Eğitimde teknolojik devrim" sayesinde yakında tüm öğrencilerin tablet bilgisayarı olacak.
Ve "haram filtreli helal internet"te rahatça gezebilecekler.
Ne güzel değil mi?

Kaynak: http://www.ekonorm.com/haber/guncel/209314/cubbeli_serbest_can_dundar_yasak/

DAĞLICA BASKININ GERÇEK YÜZÜ

Dağlıca baskınında şok iddia!


--------------------------------------------------------------------------------


PKK´lı Teröristlerin düzenlediği ve 12 askerimizin şehit olduğu Dağlıca saldırısıyla ilgili önemli bir ayrıntı daha ortaya çıktı.

Dört yıl önce 12 askerin şehit olduğu Dağlıca saldırısıyla ilgili ciddi bir iddia daha gündeme geldi. Dönemin Tabur Komutanı Onur Dirik'in bu sözleri yine çok konuşulacak.


21 Ekim 2007'deki saldırı sırasında Dağlıca'da tabur komutanı olan eski Albay Onur Dirik'in Van Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde üç komutanla ilgili ciddi suçlamalarda bulunduğu öğrenildi. Bu isimler, Yüksekova 3. Taktik Tümen Komutanı Tümgeneral Yurdaer Olcan, 21. Jandarma Sınır Tugay Komutanı Tuğgeneral Süleyman Yüksel ve 3. Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanı Albay Metin Yerlikaya...


ASKERİN İHMALİ


Onur Dirik, üç komutanın da askerlik doğasına aykırı ihmallerinin olduğunu dile getiriyor. Dirik'in özellikle Yurdaer Olcan hakkındaki sözleri dikkat çekici. 3'üncü Motorlu Piyade Taburu'nun Çukurca'dan Dağlıca'ya taşınması esnasında Tümgeneral Olcan'ın kendisine "Ben sizi oraya aslında yem olarak gönderiyorum. Teröristler sizi zayıf görerek saldırmaya teşebbüs ettiklerinde böylece onlarla temas sağlanmış olacak ve onları imha edeceğiz." dediğini anlatıyor. Dirik, ayrıca saldırının gerçekleştiği esnada Olcan'ın, "Ben o adama (Onur Dirik) Kobra değil toplu iğne dahi göndermem." dediğini ileri sürüyor.

12 ASKER ŞEHİT OLMUŞTU


Dağlıca 3. Motorlu Piyade Taburu, 21 Ekim 2007'de teröristlerin saldırısına uğradı. Baskında 12 asker şehit düştü, 8 asker de kaçırıldı. Saldırının üzerinden 4 yıl geçti. İhmal ve ihanet iddiaları şehit ailelerinin suç duyurusu üzerine yargıya taşındı. Dağlıca saldırısı sonrası adı sıkça ön plana çıkan dönemin Tabur Komutanı eski Albay Onur Dirik, 1 ve 2 Aralık'ta Van Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 14 saat ifade vermişti.


'ASKERİ FOTOĞRAF GÖNDERMEDİM'


Dirik'e Ergenekon davasının tutuksuz sanıklarından Ayşe Asuman Özdemir ile yaptıkları görüşme ve Çukurca'ya ait paylaştığı fotoğrafların da sorulduğu öğrenildi. Çukurca'ya atandığı sırada Özdemir'in kendisini aradığını söyleyen Dirik, görev yaptığı yer ile ilgili bilgi vermek için Çukurca ilçesinde bulunan dağlık bölgeye ait manzara fotoğraflarını gönderdiğini savunuyor. Dirik, basında yer aldığı gibi Özdemir'e Dağlıca bölgesindeki askerî stratejik yerlere ait fotoğraflar göndermediğini söylüyor.


'MUSA'NIN ÇOCUKLARI'NI YAKTI


Ayrıca saldırıdan 2 ay sonra askerlere dağıtılmak üzere Ergün Poyraz'ın "Musa'nın Çocukları" adlı çok sayıda kitabın tabura Tugay Komutanı Yüksel tarafından gönderildiğini anlatan Dirik, bu kitapları askerlere dağıtmayıp kalorifer kazanında yaktığını ifade ediyor.


İSTİHBARAT VERİLMEDİ


Zaman'ın haberine göre Dirik, üst komutanlar tarafından tabura yönelik bir saldırı olacağına yönelik bir istihbarat bilgisinin kendisine iletilmediğini ve herhangi bir tedbirin alınması yönünde bir bilginin gönderilmediğini ifade etti.


ÇATIŞMA VARKEN OYUN OYNAYIP Facebook'A GİRDİ


Ayrıca yazılı ifadenin devamında Tuğgeneral Yüksel'in küçük çapta olsa da çatışmaların devam ettiği Dağlıca'da tabur komutanının odasına çekilerek, saatlerce bilgisayarda uçak simülatör oyunu oynadığı ve o günlerde yeni kullanılmaya başlanan Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi ile ilgilendiği belirtiliyor.


ŞOK DİYALOG!


Dirik'in ifadesine göre, saldırıdan yaklaşık bir ay sonra tabur tarafından sınır bölgesinde teröristlerin kullandıkları ağır silahları Kuzey Irak'tan getirdikleri kamyonetlerle taşımaya yönelik hareketlilik içerisinde oldukları tespit ediliyor. Bunun üzerine keşif amaçlı Tugay Komutanlığı'ndan helikopter istediklerini, Tuğgeneral Yüksel ile arasında geçen diyaloğu ise işte böyle anlatıyor: "Beni adeta talebi yaptığıma pişman etmiş ve orada o kişilerle görev yaptığıma isyan noktasına getirmiştir. Bana Tuğgeneral Yüksel, 'Irak içerisinde görülen araçlardan bize ne? Kobra istemeye ne gerek var? Bir Kobra'nın uçuş maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musun? O Kobralar orada uçarken arıza yapıp düşerse ne olacak? Kobra isteyeceğine neden kendin gidip bakmıyorsun? (En az 10 saatlik intikal mesafesinden bahsediyoruz)' şeklinde hâlâ anlam veremediğim bazı sorular sormuştur."

New Twitter yeni sayfa özelliği ile Facebookla yarışıyor

Yeni Twitter Facebook´a meydan okuyor


--------------------------------------------------------------------------------


En büyük ikinci sosyal paylaşım ağı Twitter, silbaştan tasarladığı siteye Facebook tarzı ´sayfa´ özelliği ekledi.


Tüm dünyada 380 milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal paylaşım ağı Twitter'ın anasayfa görünümüyle iOS ve Android uygulamaları yenilendi. Yeni tasarımda Facebook'a benzer bazı özellikler dikkat çekerken, uzun süredir reklam yerleştirmesini nasıl yapacağını düşünen firmanın da soruna bir çözüm bulduğu da göze çarpıyor.


Techno-labs'in aktardığı habere göre yeni tasarımla birlikte sitenin görünümü artık üç ana bölüme ayrılıyor. Yukarıdaki bardan Anasayfa seçildiğinde sol taraftaki sekmeden Tweet atılabiliyor, kimleri takip etmek gerektiği görülüyor, gündemdeki konula takip edilebiliyor. Sağ taraftaki sekmedeyse Tweetler yer alıyor.


Yukarıdaki bardan @Bağlan sekmesi seçildiğindeyse geçmişteki etkileşimler ve sizden bahseden Tweet'ler okunabiliyor. Yukarıdaki bardan Keşfet'e geçildiğinde 'Hikayeler', 'Etkinlik', 'Kimi takip etmeli', 'Arkadaşlarını bul' ve 'Kategorilere göz at' seçenekleri çıkıyor. Buradaki seçenekler sayesinde takip etmek istenen kişileri bulmak çok daha kolay hale geliyor.


Twitter'ın yeni site yapısındaki bir diğer değişiklik de artık anlaşmalı firmalara özel sayfalar açılabiliyor olması. Shiftdelete.net'in aktardığına göre ilk etapta Bing, Best-Buy, Dell, Hewlitt-Packard, American Express gibi ünlü isimlerle anlaşan yetkililer, herbiri için Facebook tarzında özel sayfalar oluşturdu. İsteğe göre düzenlenebilecek başlık bölümünde reklam/slogan için de bir alan yer alıyor. Ana menüde ise firmaya ait tweet'ler var. Trend olan başlıklar arasında sponsor hashtagleri (etiketler) de durmaya devam edecek.

2 Aralık 2011 Cuma

Ücretsiz Facebook Zeroyu Geri İstiyoruz [MOBİLCİLER SAYFASI]

BU KAMPANYAYI ÇOOOOK SEVMİŞTİK :(




Zero Facebook

Cep telefonunuzdan Facebook'a girmek 1 Aralık 2011’e kadar ücretsiz!
Hiçbir ücret ödemeden Facebook'a bağlanmak için yapmanız gereken cep telefonunuza özel olarak hazırlanan zero.facebook.com sayfasını ziyaret etmek.

Facebook Zero, 1 Aralık 2011 tarihine kadar Vodafone tarafından ücretsiz sunulan mobil Facebook servisidir. Cep telefonunuzla özel Facebook deneyimini yaşayabileceğiniz Facebook Zero ile şimdi nerde olursanız olun Facebook'a cepten ücretsiz bağlanın.


Artık Telefondan Mobil Servislerden Facebook'a Ücretsiz Bağlanma Devri Bitti.


Sanırım GSM Operatörleri facebook mobil iletişimi sevdirtmek için ücretsiz kıldılar başta. Sonrada zero.facebook.com ücretli kılarak daha çok kazanç sağlama planı kurdular. Yani başta ücretsiz servisi sunup sonrada milleti alışık oldukları Beleş Facebook'a sırf bulunduğu yerden telefondan girmek için Ücretli İnternet Bağlantısı alma zorunda bırakmak istediler. Böylece Vodafone - Türkcell ve Avea daha çooook kazanacak. Ceplerine daha çoook para girecek.


HAYALLERİMİZ " THE END " OLDU :(

PuCCa Kimdir ? HT Röportajıyla Tanıyalım

PUCCA GÜNLÜK'TEN HERKES TANIR ONU AMA KİM OLDUGUNU BİLMEZ.

PUCCA KİMDİR? NEDİR?

Pucca'nın altından Selen çıktı! GALERİ

PuCca'nın Resimlerini Görmek için PUCCA RESİM GALERİSİ linkine tıklayın

Eski sevgilisini rezil etmek için açtığı blogu ve Twitter hesabıyla meşhur olan Pucca, ilk kez gerçek kimliği Selen Işık olarak karşımıza çıktı
26 Kasım 2011 Cumartesi, 09:03:25


İlk kez gerçek kimliği Selen Işık olarak objektif karşısına geçen Twitter fenomeni Pucca, ilk röportajını HT MAGAZİN’e verdi. Eski sevgilisini rezil etmek için açtığı blogu ve Twitter hesabı olay olan Pucca, kısa sürede ‘Küçük Aptalın Büyük Dünyası’ kitabıyla da en çok satanlar listesine girdi...




İşte Pucca!


Onunki aslında alışılmamış bir başarı hikâyesi... Şaka maka derken kız, kendi çapında bir edebiyat türü yarattı. ‘Dizüstü’ edebiyatı deyince, akla artık ilk Pucca geliyor. Özelliği belki de şu birkaç ‘basit’ kelimede yatıyor: Esprili, pervasız, içten, korkusuz, cazgır ve komik. Ama özellikle yeni ve farklı daha doğrusu orijinal; türünün ilk örneği. Her şeyden önce o ‘Bienal’ sanatçıları gibi anlaşılmaz değil! Fanzinciler kadar marjinal, edebiyatçılar kadar entelektüel, pop şarkıcıları kadar sıradan ise hiç değil. Hatta belki yazdıkları edebiyat da değil. Sonuçta kendini sakladığı o gizemli kimliğini yırttı, sırça köşkünden çıktı, Marilyn Monroe maskesini çekip attı ve gerçek yüzünü ortaya koydu. Pucca aslında maskesini bana çok daha önceleri indirmişti. Bu yüzden başarısının nedenleri benim için çok şaşırtıcı olmadı. Bundan bir süre önce yediğimiz yemekte, TÜYAP fuarında nasıl karşılanacağının heyecanı içindeydi. Aslında onun öyküsü bir intikam duygusuyla başlamış. Eski sevgilisi tarafından terk edilince, önce bir ‘blog’ açıp onu rezil etmek istemiş. Resimlerini filan koyacakmış internetteki sayfasına. Ne var ki şimdinin internet fenomeni, o günlerde daha internetin yeni yetmesi.


'İLGİ İÇİN EVDE YANGIN ÇIKARDIM'
“O blogu, yazdıklarımla aşk acısı çektiğim bir alana döndürdüm” diyor. “Derken aşk acısı da sıktı, her dalda yazmaya başladım.” İntikam deyince sanmayın ki bu deli kız sadece internet gibi masum araçları kullanıyor. Bir defasında sadece dikkat çekmek için ‘Neron’ misali yangın çıkarıvermiş evinde. Neron’un Roma’yı yakarken şehri seyredip flüt çaldığı söylenir. Bizimki de bir odada uyuyormuş. Nasıl mı? Bakın anlatayım da kiminle karşı karşıya olduğunuzu daha iyi anlayın ve ona yaklaşırken ayağınızı denk alın. Bir gün sevgilisinin ‘boş vermişliği’nden bıkıp, ilgiyi üzerinde toplamak için perdeyi tutuşturuvermiş. Bunu anlatınca dayanamadım sordum: “Kız sen manyak mısın?” “Valla bilmem. Ama sonra kendimi toparlayıp söndürdüm tabii. O hırsla odaya gidip uyumuşum. Meğer kıvılcımlar koltuğun içine kaçmış. Sen tut büyü büyü...”


“Yani sen ilgi çekeyim diye bütün evi yaktın öyle mi?” “Hem de nasıl... Ev yandı itfaiye geldi, çocuk geldi, ailesi geldi. Piknik tüpünün üzerine attım suçu. Hâlâ öyle zannediyorlar.” “Şimdi öğrenecekler ama...” “Öğrensinler geçmiş ola!” “Deli misin, yoksa piroman mı?” “Bütün delilik haklarımı ilk ilişkimde kullandım; şimdi daha oturaklı bir kadınım.” (Bakmayın oturaklı kadınım dediğine... Ama deli meli ne yapsa yakışıyor ona.)


'SEZEN’İ ANNEM SANIYORDUM'
“İzmir’in suyundan mı, toprağından mı nedendir bilemem ama bütün cüretkâr, başarılı ve güzel hatunlar oradan çıkıyor.” “Neden?” diyorum. “İzmir bildiğin yazlıktır” diyor. “Daha özgür yaşarsın. Zaten çocukken babamın bana karıştığını hiç hatırlamam. Kim bilir belki de o sayfiye ruhunun rahatlığıdır bizi böyle yapan.” “Zaten yandan şöyle bir bakınca tipinde bir Sezen’lik de yok değil hani.” “Hadi yaa valla mı? Sana bir şey söyleyeyim mi, ben annem sanıyordum Sezen’i çocukken. Mesela evde beni azarladıklarında, derdim ki içimden ‘Siz yapın bakalım. Gerçek annem geldiği zaman beni kurtaracak.’ “Sezen mi kurtaracak?” “Tabii ya... Onu da yazdım kitapta. Altın Kelebek’e gitmiştik bir seferinde Ceri’yle. Baktım Sezen Aksu karavanına biniyor. Gazeteciler ve televizyoncular da vardı. Koştum gittim yanına tanışmak için. Pıırt diye kapattı kapıyı yetişemeden, öyle kalakaldım. Anneme ulaşamadım diye bütün gece ağladım da Ceri teselli etmişti.”


'MİTHAT CAN’I DELİ GİBİ KISKANDIM'
“Yaa gerçekten annen olmasın. İçinde bir Minik Serçe kromozonu taşıyor olabilir misin?” “Keşke. Bir de Mithat Can’ı öyle kıskanırdım ki; bizim zamanımızın gözdesiydi. Prens Charles gibi bir şeydi.” “Prens William olmasın. Charles biraz yaşlı kaçıyor da...” “Ne bileyim işte soylu bir şey... Sezen’le bir klipte oynamıştı, nasıl kıskanmıştım ‘Kardeşimi’ oynatıyor da beni neden oynatmıyor diye.” “Nevrotik ve paranoit bir durum olabilir mi bu sende?” “Yok canım artık o kadar da değil!”


TÜYLÜ KELEPÇE
“Senin özelliklerini taşıyan bir adamla beraber olur muydun?” diyorum. “Allah korusun” diyor. Pucca anlattıkça insanın içinden “Allah Ceri’ye kolaylık versin” demek geliyor. Bir defasında bunlar Kıbrıs’a gitmek için valiz toplamışlar. Havaalanında x-ray cihazından geçerlerken Ceri’nin bavulunda bir kelepçe görünmesin mi! Meğer bizimki fantezi yaparız diye adamın bavuluna pembe tüylü bir kelepçe koymuş. Görevli sormuş “Polis misiniz?” diye. Ceri şaşkın “Yok” demiş tabii... Ama adam bavuldan kelepçeyi çıkarıp göstermesin mi. “Ne yaptı Ceri bu durumda?” “Polis değiliz ama sapıkmışız meğer” dedi adama. Sonra da canıma okudu tabii. Anlayacağınız fantezi haram olmuş Pucca’ya. Sanal aşklara da inanmıyor Pucca. Twitter’da evlenme konusunda bu kadar çok yazmasına rağmen tek bir evlenme teklifi bile almamış. “Erkekler sanki benden nefret ediyor. Bilmiyorum neden?” diyor. “Gelen mention’lara bakıyorum, kızlar ‘Seni çok seviyorum, sana bayılıyorum’ yazıyor. Erkeklerden gelenler ise ‘O....pu’.” Son olarak kendisinin bir analizini yapmasını istiyorum Pucca’dan ve ağzından bu sivri ve dürüst laflar dökülüyor: “Bazı salaklıklarımı çıkartırsak aslında bildiğin sıradan bir Türk kızıyım. Kariyerim ne olursa olsun daha ortada koca adayı bile yokken doğmamış çocuklarımın isimlerini düşünen bir insan evladıyım, o yüzden beni terk eden adamların hepsi geri zekâlının teki, benden sonra buldukları o çırpı bacaklı kızları ise yollu görmemde bir sakınca yok!”


'BEŞ PARASIZ, ŞÖHRETLİ Bİ İNSANIM'
“Bu kadar ünlü oldun, iyi de para kazanıyorsun, evin barkın da vardır artık” deyince; “Etiler’de oturuyorum” diyor. “Ev arkadaşımla kirayı paylaşıyoruz. Araba maraba hak getire. Etiler’den değil, Beylikdüzü’nden bile ev alacak durumum yok. Ünlüyüm ama parasızım. Anlayacağın şöhretli bir esnafım.”


'SEVGİLİME KIZDIM, ARABASINA G.T YAZDIM'
Efendim , Pucca’nın son sevgilisi, yine kendisi gibi bir ‘Twitter fenomeni’ olan Ceri Levis... Ya da gerçek ismiyle Ömür. Bir gün Pucca , Etiler’de dolaşırken Ceri’yi, Mado’da bir kızla otururken görür. Hemen sarılır telefona. Ceri telefonunu meşgule alır. Bunun kafası atıyor. Ömür’ün arabasını buluyor sonra. “Her tarafını çizdim arabanın... Üzerine de kocaman harflerle ‘g.t’ yazdım. Üstelik çalıştığı şirketin arabası. Sonra apartmanlardan meraklı kafalar uzanmaya başlayınca kaçtım gittim oradan.” “Yuh! Valla bu kadarı da fazla. Ceri n’aptı sonra?” “Ne yapacak çıldırdı tabii. Meğer kızla bir iş görüşmesi yapıyormuş ama geçmiş olsun.”


'MUTLUYKEN DARALIYORUM, AKSİYON ARIYORUM'
“Hem Pucca’sın hem Selen... Sevgilin için zor olmuyor mu çift karakterli biriyle yaşamak?” diyorum, “İkizler burcuyum zaten çift ruhluyum. İkisine de birer isim verdim” diye patlatıyor espriyi. “Tamam İkizler burcusun da en önemli karakteristik özelliğin ne?” “Huzurdan huzursuzluk çıkarmaya bayılıyorum. Çok mutluyuz mesela adamla. Daralıyorum, bir atraksiyon çıksa da kavga etsek, heyecan yaşasak diye çıldırıyorum. İlk başta adama da eğlenceli geliyor bu ama sonra sıkılıyor. Koltukta oturup birlikte televizyon seyredecek bir kadın istiyor. Bana ise sadece koltuk yetiyor, televizyon yerine birbirimizi seyretmek istiyorum.”


PUCCA KÖR, SAĞIR BİR KIZ
Meğer Pucca Koreli bir çizgi film kahramanıymış. Kör, sağır, küçük bir kız. Sevgilisinin peşinden sürekli onu öpmek için koşuyor. Bir arkadaşı “Bak aynen sen” diye Pucca’nın bir oyuncağını göndermiş. Ama bununla sınırlı değil takma isim kullanma nedeni. Twitter’da İngilizce karakterlerle asıl ismi Selen Işık’ı yazdığında ortaya çıkan tablo şu: “Selenisik.” “Yani bu ismi mi kullansaydım İzzet” diyor.

7 Kasım 2011 Pazartesi

CIA Hepimizi Twitter'dan Büyütec Altına Alıyor

CIA´in gizli bir birimi, sıradan insanların twitter´da yazdıklarını takip ederek dünyanın ruh halini ortaya koyuyor.


ABD'nin istihbarat teşkilatı CIA'in gizli bir birimi, sıradan insanların twitter'da yazdıklarını takip ederek dünyanın ruh halini ortaya koyuyor. Başkan Obama Ortadoğu'dan konuşurken Türkler izleniyor

ABD'nin istihbarat teşkilatı CIA, her gün sizin tweet'lerinizi okuyor! CIA'in gizli bir birimi sıradan insanların Facebook ve twitter hesaplarını, internet sohbet odalarını, yerel radyo istasyonları ve gazeteleri takip ederek dünyanın ruh halini analiz ediyor. Associated Press (AP) haber ajansı, ilk defa 'Open Source Center' (Açık Kaynak Merkezi) adlı birime girmeyi başardı.

Birimin direktörü ile görüşen AP, nasıl çalıştıklarına dair ilginç detaylar aktardı. Virginia eyaletinde gizli bir yerde bulunan Open Source Center, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından kuruldu. Birimde Türkçeden Arapça, Çince ve Urducaya kadar her dili bilen kişiler çalışıyor. Çalışanların anadilinin İngilizce olmaması, o dili konuşarak büyümesi tercih ediliyor.

Mısır'da devrim olacağını bildiler

Birimin direktörü Doug Naquin, "diğer insanların varolduğundan bile haberi olmayan şeyleri nasıl bulacağını bilen kişler" olarak tanımladığı çalışanlarının 'Ejderha Dövmeli Kız' polisiye romanının üstün yetenekli bir hacker olan baş karakterine benzediğini söylüyor. Çalışanlar her gün sosyal medyadan topladıkları bilgileri, yerel gazeteler ve gizlice dinlenmiş telefon kayıtları ile karşılaştırıyor. Oluşturdukları raporlar da Başkan'a ve Beyaz Saray'ın en üst kademelerine gidiyor.

Open Source Center'ın amaçlarından biri, sıradan vatandaşları takip ederek dünyada yaşanabilecek olayları öngörmek. Naquin, Mısır devriminin olacağını bildiklerini, bir tek hangi gün patlayacağını tahmin edemediklerini söyledi. Bunun yanı sıra, ABD'nin dış politika hamlelerine ya da belirli olaylara dünyanın geri kalanının nasıl tepki verdiğini de analiz ediliyor. Örneğin, Başkan Barack Obama'nın Ortadoğu üzerine yaptığı konuşmalarından 24 saat sonra Türkiye, Mısır, Yemen, Cezayir, İran, Körfez ülkeleri ve İsrail'deki sosyal medya kullanıcılarına yoğunlaşılıyor. Naquin, hem Araplar ve Türklerin, hem de İsraillilerin bu konuşmalara olumsuz tepki verdiğini söylüyor.

Araplar ve Türkler Obama'yı İsrail yanlısı, İsrailliler ise İsrail karşıtı olmakla suçluyor. El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in mayısta Pakistan'da öldürülmesinin ardından da CIA, dünyanın tepkisini twitter'dan ölçmüş. Pakistan ve yakın müttefiki olan Çin'de atılan tweet'lerin olumsuz olduğu görülmüş

22 Eylül 2011 Perşembe

Nedir Bu Türkiyenin Hali Facebook Hastası Olduk

Latin Amerika’da Sosyal Medyanın Yükselişi‘ni inceleyen comScore, Latin Amerika’nın en popüler sosyal ağlarını açıkladıktan sonra Türkiye’yi ilgilendiren bir istatistiği de paylaştı. Türkiye online kullanıcılar arasındaki yaygınklık bakımından dünyada 2. sırada.


Facebook’ta online nüfus bakımından her zaman ilk sıraları zorlayan bir ülke olduk. İlk 2 sıraya giremesek de, halen 30 milyonu aşkın üyemiz ile Facebook’ta 4. büyük ülke konumundayız. Online nüfusun Facebook’a gösterdiği ilgiye bakıldığında ise comScore, Türkiye’yi Facebook için en önemli 2. ülke olduğunu gösteriyor.

comScore verilerine göre Filipinler‘de online nüfusun yüzde 93,5′i Facebook kullanıcısı. Filipinleri takip eden ülkemizde ise Facebook’un online nüfusa yaygınlığı yüzde 92,5 seviyesinde. Türkiye’yi Şili, Arjantin ve Kolombiya gibi Latin Amerika ülkeleri takip ediyor.


Facebook, Latin Amerika’da da en fazla ziyaretçi çeken sosyal ağ. İkinci sırada Windows Live Profiles, 3. sırada muhtemelen Brezilya’nın öncülük ettiği Google’ın Orkut adlı sosyal ağı geliyor. İlk beşi tamamlayan sosyal ağlar Twitter ve Badoo.


Facebook’taki online kullanıcı sıralamasında Türkiye’nin üzerinde olan ABD, Endonezya ve Hindistan‘ın yaygınlık bakımından ilk 10′a girememiş olması ise ülkemizdeki Facebook popüleritesini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Aslında bu durumu görmek için çok uzağa gitmeye de gerek yok. Evde, işte ya da sokakta birilerinin Facebook’tan ne kadar bahsettiğini (kod adı feys) biliyoruz. Hatta bu konuşmalar Facebook’un 1 milyon üyeye sahip olduğu dönemlere kadar gidiyor.


Kısacası bir Facebook ülkesiyiz ve bu Facebook’un geleceğine dair öngörülerimi güçlendiriyor.

Okullarda Facebook ve MSN Zararları Anlatılacak

Bakanlık´tan Facebook ve MSN genelgesi
22.09.2011 - 09:01


--------------------------------------------------------------------------------


İçişleri Bakanlığı, valiliklere Facebook ve MSN ile ilgili bir genelge gönderdi

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in imzasıyla 81 il valiliğinin yanı sıra, Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na gönderilen özel genelgede, illerde kurulacak MOBESE sistemlerinin kameralarının yerleştirileceği bölgelerde okul yönetimlerinin görüşünün alınması istendi.


Genelgede verilen talimatlar şöyle:


- Eğitim kurumlarında sürekli beklemeyen, okul güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması için okul yönetimlerinin irtibat kuracakları, varsa güvenlik sorunlarının paylaşılacağı görevliler olarak tayin edilen Polis İrtibat Görevlisi uygulaması devam edecek.


- Okul çevresinde ve okulların açık alanlarında, okul yönetimlerince imkanlar ölçüsünde kameralı izleme sistemlerinin faaliyete geçirilmesi için önerilerde bulunulacak, MOBESE kameraları izleme noktalarının belirlenmesinde okulların güvenliği de dikkate alınacak.


- İnternet kullanımı, internette karşılaşılabilecek olası tehlikeler (Msn, Facebook, vb.) ve kredi kartı gerektiren zararlı oyunlar hakkında okul yönetimleri ile işbirliği içerisinde öğrencilere yönelik bilgilendirme toplantılarının düzenlenecek.


- Öğrencilerin ruhsal, bedensel ve cinsel gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek müstehcen neşriyattan ve diğer olumsuz unsurlardan korunmasına yönelik tedbirler arttırılacak.

Facebookta Tanıştı Tren Rayında Şey Yaptıktan Sonra Geberdi

Tren raylarında fantazinin cezası kesildi
22.09.2011 - 09:01


--------------------------------------------------------------------------------


Facebook´ta tanıştığı genç kızla yaşadıkları cinsel fantezi korkunç bir felaketle sonuçlandı...

Facebook'ta tanıştığı A.Ü'nün tren raylarında cinsel ilişkiye girdikten sonra banliyö treni altında kalması ile ilgili yargılanan RK hakkında savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi.


İstanbul'da A.Ü ile R.K sasyal paylaşım sitesi Facebook'ta tanıştı. Arkadaş olan ikili 8 Haziran günü buluşmaya karar verdi. Zeytinburnu'nda buluşan çift kısa süre raylarda yürüdükten sonra sakin bir yer bulduklarında cinsel ilişkiye girdi.


Yeniden rayların üzerinde Aksaray yönüne doğru yürümeye başladıklarında ise hızla gelen banliyö treni genç kıza çarptı. 15 metre ileri fırlayan A.Ü kanlar içinde yere yığıldı. R.K hemen ambulans çağırdıo geldikten sonra da paniğe kapılarak kaçtı.


Hastaneye kaldırılan A.Ü ise 2 gün sonra hayatını kaybetti. Araştırma başlatan polis R.K'yi gözaltına aldı.


Genç adam ifadesinde A. Ü ile rızasıyla ilişkiye girdik. Toparlanıp yürüdüğümüz sırada tren geldiğini gördüm ve önümde yürüyen A.Ü'nün çekilmesi için bağırdım. Ancak tren ona çarptı ve fırlattı. Ambulans gelince de olay yerinden ayrıldım. Kimseyi öldüredim tecavüz etmedim' dedi.


Olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı hazırladığı iddianamede 'hernekadar şüpheli suçlamaları kabul etmesede gerek mağdurenin hayatını kaybetmesi nedeniyle ifadesi alınamadığından gerekse annesinin şikayetçi olmasındı


KAMYONA GİREN ARI ÖLÜM GETİRİYORDU


Düzce'de seyir halindeki bir kamyon, sürücü kabinine giren arının şoförün dikkatini dağıtması sonucu kontrolden çıkarak devrildi


Dursun Ali Sarı (28) yönetimindeki tavuk yemi yüklü kamyonun sürücü kabinine, Düzce-Akçakoca karayolunun Şifalısu mevkiinde bir arı girdi. Camdan içeriye giren arı nedeniyle panikleyen Sarı, bu sırada direksiyonun kontrolünü kaybetti. Kamyonun kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu sürücü Dursun Ali Sarı ile yanında bulunan Turgay Der (22) yaralandı. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ambulansı ile Düzce Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılar tedavi altına alındı.


Kaynak: ekonorm

11 Eylül 2011 Pazar

Sanal Dünyanın Tehlikeleri Nedir [ infografik Malware Networks ]


Sanal Dünyanın Tehlikeleri Nelerdir ?


Hayat dijitale dönüştükçe, internet de suçlular ve art niyetli kullanıcılar için giderek daha önemli bir mecra haline geliyor. Sosyal ağ siteleri, kurumsal uygulamalar, bankalar, oyunlar ve daha pek çoğu toplamda devasa bir ekonominin internet üzerinde gerçekleşmesini sağlıyor. Amacı kolay yoldan para kazanmak olan dijital korsanlar ve siber suçlular da henüz güvenlik konusunda bilinç seviyesinin çok yüksek olmadığı bu dünyada kendilerine bir yer bulmaya çalışıyorlar.

Web güvenliği üzerine çalışan Blue Coat System‘in yayınladığı bir infografik ise sanal dünyadaki tehlikenin tüyler ürpertici boyutlarını gözler önüne seriyor. Firmanın 2011 Yıl Ortası Güvenlik Raporu’nda yer alan bilgilerden derlenen infografikte zararlı yazılımların sistemlere bulaşırken en çok kullandıkları yollar, dünyanın en büyük zararlı ağları (botnet) ve bu konuda neler yapılabileceğine değinilmiş…
BCS’in raporuna göre zararlı yazılımların %39,2′si arama motorları üzerinden kullanıcılara ulaşıyor. E-posta %6,9, pornografi %6, ve sosyal ağlar %5,2 oranına sahip. En büyük botnet’ler arasında Shnakule 1. sırada. Ardından sırasıyla Ishabor, Cinbric, Naargo ve Vidzeban geliyor. Tavsiye edilen güvenlik önlemleri arasında ise resim aramalarının zararlarına ve tek katmanlı güvenlik sistemlerinin kullanıcıları nasıl savunmasız bıraktığına değinilmiş.

Diğer detaylar için aşağıdaki infografiği inceleyebilirsiniz…






Aileler için Facebook Takip Sistemi

Gençlerin Facebook’a büyük ilgisini anlamak zor değil. Ama her geçen gün daha çok gencin ailesi de Facebook’ta kendilerine bir hesap açıyor. Normalde teknolojiye ve internete çok yatkın olmasalar da Facebook’a onları da ilgi duyması anlaşılabilir bir konu. Onlar da yakınları ile iletişim kurmak, internet üzerinde sosyalleşmek istiyorlar. Fakat işin farklı bir boyutu daha var…

OnlineSchools‘un hazırladığı infografik, ailelerin Facebook sevdasının bu farklı boyutunu ortaya koyuyor. Facebook’ta yer alan ebeveynlerin %55′i sosyal ağ sitesini çocuklarını gözlerinin önünde tutmak için kullanıyorlar. Hatta %11′inin Facebook’ta bir hesap açmasının tek sebebi bu. Ebeveynlerin %16′sı Facebook üzerinden çocuklarını arkadaş olarak ekleme talebi göndermiş ve bunların %4′ü reddedilmiş.

Ailelerin %41′i Facebook üzerinden çocuklarının durum güncellemelerini takip ediyorlar. %39′u çocuklarının duvarlarında paylaşılan şeyleri kontrol ederken, %29′su etiketlenmiş fotoğrafları da inceliyor.
Fakat konu sadece Facebook değil. Ebeveynlerin %76′sı Facebook dışında çocuklarının internet aktivitelerini de takip ediyorlar. %21′si anında mesajlaşma geçmişini kontrol ederken, %23′ü ise çocuğunun gönderdiği e-posta mesajlarını okuyor.

Peki bunu neden yapıyorlar? Ailelerin %36′sı biraz fazla korumacı olduğunu kabul ediyor. %24′ü çocuğunun neler yaptığını görebilmesinin tek yolunun bu olduğunu söylüyor. Sadece meraklıyım diyenlerin oranı %14 iken, çocuğumla rahatsız edici konular konuşmak zorunda kalmamanın yolu bu diyor.

Facebook’ta 20 milyonu aşkın 18 yaş altında kullanıcının kayıtlı olduğunu düşününce bu konunun ne kadar yaygın olduğunu daha iyi anlamak mümkün. Üstelik bu 20 milyonun 7,5 milyonu, Facebook’un yasal yaş sırı olan 13 yaşın altında.


5 Temmuz 2011 Salı

Facebook ve Twitterda GERİDE İZ BIRAKMAMA Yöntemi

Çoğumuz ya merak ettiğimizden, ya da arkadaşlarımızın tavsiyeleri ile pek çok farklı sosyal ağa üye oluyoruz. Fakat ne yazık ki bunların büyük kısmında aradığımızı bulamayıp bir süre sonra kullanmaktan vazgeçiyoruz.

Peki siz kullanmayı bıraktıktan sonra sosyal ağ sitelerindeki hesaplarınızın durumunu hiç merak ettiniz mi? Siz unutsanız bile o hesaplarınız varlıklarını sürdürüyor ve size ait bilgiler de o siteler üzerinden yayınlanmaya veya yayınlanmasalar bile var olmaya devam ediyorlar. Eski, artık geçerliliği kalmamış bilgiler bir Google aramasıyla hakkınızda yanlış bilgiler yayılmasına neden olabilir veya daha tehlikesi sizin varlığını bile unuttuğunuz bu hesaplarınızdaki gizli bilgileriniz olası bir güvenlik sorunu sonucunda yanlış ellere geçebilir.


Artık kullanmadığınız bir sitenin sizin için böyle tehlikeleri barındırmasını istemiyorsanız yapmanız gereken tek şey o hesapları silmek. Fakat ne yazık ki pek çok site için hesap silmek, hesap oluşturmaktan çok daha zor. DeleteYourAccount.com adlı site ise 30′un üzerinde sitedeki hesaplarınız silmek için ne yapmanız gerektiğini gösteriyor.




Aralarında Facebook, Twitter, FriendFeed, Foursquare, PayPal, Quora, MySpace, YouTube ve Tagged gibi sitelerin yer aldığı listeden hesabınızı silmek için ilgili sitenin adı üzerine tıklayıp ne yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. Bu sayfada çoğu zaman bağlantınızı silmeye başlamak için ilk ziyaret etmeniz gereken sayfaya bağlantı veriliyor olması da işinizi kolaylaştırıyor.


Fakat çok uzun zaman önce kullanmayı bıraktığınız sitelerden hangisinde üyeliğiniz olduğunu hatırlamıyor olabilirsiniz. Bu tip durumlar için ben NameChk.com veya NameCheckList.com sitelerinden birinden yardım alıyorum. Her ikisi de girdiğiniz bir kullanıcı adının farklı sitelerde dolu olup olmadığını gösteriyor.







Sık kullandığınız isimlerle arama yaparak hangi sitelerde üyeliğiniz olduğunu görebilirsiniz. NameChk çok daha fazla siteyi kontrol ediyor olması açısından faydalı, NameCheckList ise o kullanıcı adına ait alan adının boş olup olmadığı ve kaç Google sonucuna sahip olduğu gibi ek bilgiler veriyor olması açısından kullanışlı.